23 Şubat 2026 Pazartesi

Gazze ve İsrail...

Not; bu yazıyı elbette 2026’da yazmadım. Muhtemelen 2020 civarında yazıp yayınlamadığım bir not. Blogumdaki yazıları tekrar yayınlamaya ve tekrar yazmaya ve hatta bir podcast yapmaya niyetlendim. Bakalım muvaffak olabilecek miyim. 


  Son günlerde Başbakan Erdoğan'ın gazeteleri kaplayan cümlelerinden en önemli meselemizin Gazze olduğunu fark etmişsinizdir... Gazetelerde çok ve televizyonlarda çok şey yazılıp çiziliyor ama ciddi ve tarafsız pek bir şey duyamıyoruz. Bugün Tel Aviv'de patlayan bomba da önünüzdeki günlerin önemli gelişmelere gebe olduğunu kanıtlıyor.

Tüm bu tartışmalar arasında bugün NY Times'da düzgünce yapılmış iki harita gördüm. Hem Gazze'yi görebiliyorsunuz, hem de Hamas'ın attığı füzelerin İsrail'de nereleri vurma kapasitesi olduğunu gösteriyor.

Resim yazısı ekle


Ülkeyi iyice bakkala çevirdik...

Gün geçmiyor ki

Siyasat...

Özel Güvenlik

Merhaba,

Bu yazıyı şimdilik not almak maksadıyla yazıyorum. Bir dizgi doğrultusunda planlanan bir yazı değil. Dört senedir içindeyim bu sektörün, ve epey bir yönünü görme fırsatım oldu. Aklıma gelenleri isim vermeden paylaşacağım.

Türkiye'de çok uzun bir geçmişi olmayan, fakat bugün çalışan sayısı bakımından önemli bir varlığı olan bir sektör. Resmi olarak 2006'da çıkan bir yasa altında faaliyet gösteriyor özel güvenlik şirketleri ve çalışanları. Özel güvenlik dediğimizde AVM'lerdeki güvenlik görevlilerine, sitelerdeki giriş kapılarında duran kişilerden tutun da dağ başındaki projelerde görev yapan kişilere geniş bir yelpazede aklınıza gelebilir.

Özel güvenlik

Şirket halleri ve İnsan Yönetememek


Aklımdaki birçok konuyu yazıya dökme niyetiyle günlerimi geçiriyorum. Sanırım konular biriktikçe de yazmaktan uzaklaşıyorum. Yazıdan uzaklaştıkça yazma isteği de azalıyor ve sanırım becerisi de. Aslında hiçbir zaman aklımdaki kelimeleri çok da doğru şekilde yazıya dökebildiğimi sanmıyorum. Yazılarımı kimselerin görmeyeceğini bilerek yazmak da rahatlatıyor.

Aslında aklımdan geçenleri kalıcı şekilde uzaya doğru atmak bu yaptığım.  



Yokluk İçindeki Motosiklet Sektörü

İlk motosiklet malzemelerimi 2007-2008 senelerinde çok da uzun uzadıya araştırmadan almıştım. O zaman fena olmayan paraları mağazalara bırakıp motora başladım. Bilinçsizce aldığım o malzemeler epey iyi çıktılar ve uzun seneler kullanabildim. Hatta bir kısmını bugün halen kullanıyorum. Ama esas konumuz burada başlıyor. Artık eskiyen motosiklet malzemelerimi değiştirmek isteyince 2020'nin başında motosiklet malzemeleri araştırmaya başladım. Tabi önce internette videolar ve yorumlar derken kendimi dipsiz bir kuyuda buldum. Montundan tutun botuna, her malzemeyi soruşturmaya başladım. Prensip olarak aldığım bir malzemeyi uzun süre kullanmayı sevdiğimden genellikle kaliteli ürünler almaya, bunlara iyi bakmaya ve çok uzun süre kullanmaya çalışırım. Motosiklet malzemeleri de bunun istisnası değil. Araştırmaya başlayınca aslında gerçekten dipsiz bir kuyu olduğunu anladım bu malzeme işinin. Araştırırken de aklınızda sürekli kendi ihtiyacınızı aklınızda tutmanız gerekiyor. Bunun için de öncelikle kişisel ihtiyacınızı anlamanız gerekiyor ki bu zaten başlı başına bir süreç. Kolay da değil aslında ne istediğinizi anlayabilmeniz. 
Eğer istediğiniz önünüze gelen seçenekler arasından en pahalısını almaksa sorun olmuyor. Gidip en yakındaki mağazadan en pahalı montu alabilirsiniz, veya en pahalı kaskı. Ama bu çözüm aslında isteğinize cevap vermek yerine size sunulanı almak oluyor. Bununsa iki problemli yönü var. Birincisi size sunulan "pahalı" ürünler gerçekten kaliteli ve iyi ürünler olup olmadığını bilmeniz gerekiyor. Diğer problemse size sunulanın gerçekten ihtiyacınız olan şey olup olmadığını anlamanız gerekiyor. 

Eğer size sunulan ürün gerçekten kaliteliyse ve sizin ihtiyacınıza cevap veriyorsa, şanslısınız. Aksi takdirde doğru ürünü size uyacak şekilde almaya çalışmak epey bir çaba gerektiriyor. 
Bugün aslında artık doğru ürünü bulmak da epey zor olmaya başladı Türkiye'de. Birçok marka Türkiye'de satılmıyor, geri kalan markaların bir çoğunun da eski sezonlardan kalan malzemelerini bulabiliyorsunuz. Ceket pantalon gibi malzemelerde çok sorun olmasa da, kask gibi raf ömrü olan ürünlerde eski ürünlere muhtaç olmak çok keyif vermiyor. 
İşin bir diğer yönü de bulduğunuz malzemelerin "size" uyması. Ürünleri Türkiye'ye getiren sınırlı ölçü, boy ebatlarda getirdikleri için boyunuz veya kilonuz, veya bacak boyunuz standart değilse yandınız. Ya bulduğunuz ürünü olduğu gibi kabul edeceksiniz ya da başka bir malzeme aramaya başlayacaksınız. 

 




 O vakte kadar kullandığım malzemelerin büyük çoğunluğunu 13-14 sene önce almıştım. Aradaki sürede 
Son 2-3 senedir motosiklet sektöründe dikkatimi çeken bir durum hakkında gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. 
Türkiye'de motosiklet sektörü 

Lamine Membranlı Motosiklet Ceketleri

 Motosikler kullanıcıları için en önemli konulardan bir tanesi deği