16 Kasım 2012 Cuma

İsrail, Hamas bitmeyen nefret...



     İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalar ve kavgalar hakkında yazmak epey zordur. Zordur çünkü elle tutulur bir yazı karalamak isterseniz bölgenin tarihinden halklarına, haklarından günümüz siyasetine kadar pek çok konuyu bilmeniz gerekir.  Ayrıca her gün bölgede yeni gelişmeler oluyor. Nitekim geçtiğimiz Çarşamba günü İsrail ordusunun Hamas’ın askeri kanadının liderlerinden Ahmed Cabari’yi Gazze’de bir füze saldırısıyla öldürmesi bölgeyi tekrar hareketlendirdi. Cabari’nin öldürülmesinin ardından Hamas da İsrail’e tekrar roketler ve füzeler göndermeye başladı.

Cabari'nin paramparça olan aracı. Ali Hassan/Reuters /Landov
     Göreceli olarak sakin olan İsrail’in ticari merkezi Tel Aviv de füzelerden nasibini aldı ve Körfez savaşından beri ilk defa halk füzelere karşın sirenlerle uyarıldı.

Tel Aviv'e füzelerin düşmesiyle sirenler insanları
saldırılardan korunmaları için uyarıyor.
Fotoğraf Dana Kopel
     Karşılıklı saldırıların sürmesi sonucu Mısır Başbakanı Hişam Kandil ateşkes sağlanabilmesi için bugün (Cuma) Gazze’yi ziyaret ediyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Hişam’ın Gazze’yi ziyareti sırasında İsrail’in Hamas’a yönelik harekâtına ara vereceğini söylemişti. Fakat sabah Hişam’ın Gazze’ye gelişinden kendilerine yönelik füze saldırılarının sürmesi sonucu İsrail de Gazze’ye tekrar füzeler göndermeye başladı. 

    Tüm bu gelişmeler olurken bölgedeki ve dünyadaki siyasi aktörler de dünya görüşlerine ve oynadıkları seyircilerin menşeine göre açıklamalar yapıyorlar. Ülkemizin siyasileri elbette kendilerinde bekleneceği gibi derhal mazlum Müslümanların yanında yer alıp İsrail’in canavarlığından ve teröristliğinden dem vurup, İsrail’in seçim yatırımı yaptığını vurguluyorlar.  Öte yandan İngiliz Dışişleri Bakanlığı da karşıt bir açıklamayla Hamas’ın bu olayların temel sorumlusu olduğunu ifade edip, özellikle İsrail’in Güneyinde yaşayan İsraillilerin Hamas’ın füze tehdidi olmadan yaşamlarını sürdürebilmelerinin zorunlu olduğunu söylüyor. 

BBC'den alınan bu çizim Hamas'ın roketlerinin menzilini gösteriyor
       Hatırlarsanız birkaç sene evvel Türkiye İsrail ile Filistin arasında arabulucu olmaya çabalıyordu. Sonrasında İsrail ile aramız bozulunca bu sefer Türkiye ile İsrail arasına arabulucular girmeye başlamıştı. Şu sıralarda Türkiye’nin yapamadığını Mısır yapmaya çalışıyor gibi gözüküyor. Başbakanlarının Gazze’ye gitmesi, ateşkesi sağlamaya çalışması olumlu bir çaba gibi. Her ne kadar Hişam Kandil daha çok Filistinliler lehine açıklamalar yapsa ve İsrail’i olaylardan sorumlu tutsa da, bu açıklamalar daha çok kendi kamuoyunu tatmin yönelik olduğunu hissediyorum. Nihayetinde Mısır’ın Batı’nın ve özellikle de ABD’nin siyasi ve ekonomik desteğine ihtiyacı var. Bu destek de ancak Mısır’ın İsrail’e yönelik dengeli bir politika izlemesi karşılığında verileceğinden, Mısır’ın İsrail’e karşı saldırgan bir tutum alması beklenemez. Mısır ve İsrail arasındaki en önemli konunun 1979 Barış Antlaşması olduğunu da unutmamak lazım. Batı ülkelerince Ortadoğu’da barışın sağlanmasında en önemli köşe taşlarından birisi olarak görülen bu barış antlaşmasının Hüsnü Mübarek sonrasında Mısır tarafından sürdürülüp sürdürülmeyeceğine dair şüpheler vardı. Fakat Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi Mısır’ın 1979 Barış Antlaşmasına sadık kalacağını değişik vesilerle ifade etmesi İsrail’i ve Batı ülkelerini rahatlatmıştı. 

    Şimdilik İsrail ile Filistinliler arasında yaşananlar daha önce yaşananlardan çok farklı değil, ama umarız ki olaylar büyümeden taraflar arasında geçici de olsa bir orta yol bulunur ve bölge biraz sakinleşir.  

Hamas'ın füzeleri İsrail'de can yakıyor
İsrail'in füzeleri Gazze'de can yakıyor...